halleluyeah

Başlangıç » din » Douglas Noel Adams

Douglas Noel Adams

douglas adams

Bugün dünyanın en çok açılış sayfası yapılan internet sitesinde, insanlar yine bir hatırlatma animasyonu ile karşılaştılar. Hatta öldüğüyle değil, kaçıncı doğum günü olduğuyla verilmişti haber. Belki pek çok kişi tanımıyordu ama boş geçmek olmazdı. Kısa kısa Douglas Noel Adams’ı çok iyi tanımıyor olmama rağmen niye sevdiğimi not düşeyim istedim.[1]

the hitchhiker's guide to the galaxy

       Otostopçunun Galaksi Rehberi’ni Yazdığı İçin

       [2]

Tabii ki başlangıç sebebimiz, dünyayı sarsan radyo oyunu, romanı, televizyon dizisi, bilgisayar oyunu, tiyatro oyunu, çizgi romanı hatta banyo havlusu. Maalesef çeşitli sebeplerle kitabını bitirememiştim, fakat kitabının ne kadar değerli olduğunu anlayacak kadar okuyabilmiştim. Muazzam bir zeka ürünü, bilim kurgu ile komedinin birleştiği bir eseri yazdığı için Douglas Adams’ı seviyorum. Ford Prefect, Zaphod Beeblebrox, Paranoid Android Marvin, Arthur karakterlerinin ayrı ayrı özellikleri sebebiyle Douglas Adams’ı seviyorum. Düşen uzay gemisinde You’ll Never Walk Alone’u söylettiği için Douglas Adams’ı seviyorum. Dünyayı, bir hiperuzay ekspres yolu yapımı için yıkan[3] bir hayal gücüne sahip olduğu için Douglas Adams’ı seviyorum. Bir bilim kurgu kitabı ile şu iki alıntıyı yapabildiğim için Douglas Adams’ı seviyorum;

“Olayların her zaman göründüğü gibi olmadığı önemli ve yaygın bir gerçektir. Örneğin yerküre gezegeninde, insanoğlu başardığı onca şeye dayanarak – tekerlek, new york, savaşlar vs.- her zaman yunuslardan daha zeki olduğunu varsaymıştır ve bütün bunlar gerçekleşirken yunusların tek yaptığı suda oradan oraya atlayarak eğlenmek olmuştu. Ama öte yandan yunuslar da her zaman insanoğlundan çok daha zeki olduklarına inanmıştı – hem de tam olarak aynı nedenler yüzünden.”

“Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı – daha doğrusu eskiden vardı[4] – : üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. Bu tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi…”

douglasadamsatthebbc        Dinin Haksız İtibarını Reddettiği İçin

“Din… merkezinde bazı fikirler barındırır ve biz bunları kutsal ya da mübarek diye adlandırırız ya da benzer terimler kullanırız. Bu şu anlama gelir, ‘İşte hakkında kötü söz söyleme izninizin olmadığı bir fikir ya da bir kavram; tek kelimeyle, bu yasaktır. Peki neden olmasın? Çünkü yasaktır!’ Eğer birisi sizin onaylamadığınız bir partiye oy verirse, bu konuda onunla istediğiniz kadar tartışmakta serbestsiniz; herkes bir görüş bildirecek ama bu kimseyi rencide etmeyecektir. Eğer birisi vergilerin artması ya da azalması gerektiğini söylerse, bu konuda da yorum yapmakta özgürsünüz. Ancak diğer taraftan, birisi ‘Bir Sebt günü ışık düğmesine dokunmamalıyım’ derse, ona şöyle dersiniz, ‘Buna saygı duyarım.’

Neden Muhafazakâr partiyi ya da İşçi partisini, Cumhuriyetçileri ya da Demokratları, şu ya da bu model ekonomiyi ya da Windows yerine Macintosh’u desteklemek tamamen meşrudur da Kâinat’ın nasıl meydana geldiği ve onu kimin yarattığıyla ilgili bir fikir beyan etmek yasaktır? Kutsal meseleler olduğu için mi? (…) Yine de meseleyi mantıklıca irdelediğinizde, böylesi fikirlerin diğer fikirlerle çekişebilmesi adına en az onlar kadar serbest olmamasının bir sebebi yoktur, tabii eğer söylenmemeleri gerektiğini aramızda bir şekilde kararlaştırmadıysak.”

douglasadamsmezar

       Bilimi ve Dünyayı Algılayışını Beğendiğim İçin

       Onun bilimle bu kadar sıkı bir ilişkisinin olması tesadüf değildi. 1952’de Cambridge’de doğmuştu ve isminin baş harfleri DNA. Deoksiribonükleik Asit, 1953 yılında Watson ve Crick’in Cambridge Üniversitesi’nde yaptığı çalışmalarla bulunmuştu. Nasıl bir insan olacağı doğumunda müjdelenmiş gibi. Onun algısını aktarmak adına birkaç alıntı yapmak gerekirse;

      ” Eğer bir kedinin nasıl çalıştığını anlamak için onu parçalarına ayırırsanız, elinize geçecek ilk şey çalışmayan bir kedi olacaktır. Yaşam neredeyse vizyonumuzun dışında kalan bir karmaşıklık seviyesidir; herhangi bir şekilde anlayabildiğimiz herhangi bir şeyin o kadar ötesindedir ki, bunu sadece değişik türde bir nesne, değişik bir sınıf madde olarak düşünürüz; ‘yaşam’ tanrı tarafından bahşedilmiş gizemli bir öze sahip olan bir şey. Ve bu elimizdeki tek açıklamaydı. Derken bomba 1859’da Darwin ‘Türlerin Kökeni Üzerine’ isimli kitabını yayınladığında patlar. Buna gerçekten vakıf olmamız ve anlamaya başlamamızdan önce uzun zaman geçer çünkü sadece inanılmaz ve bizi tamamen küçük düşürücü gözükmekle kalmaz, evrenin merkezi olmadığımızı ve herhangi bir şeyden imal edilmediğimizi, onun yerine bir çeşit balçıktan başlayarak, bulunduğumuz noktaya maymunluktan geçerek geldiğimizi ortaya çıkartarak düzenimize bir başka darbe daha vurur. Kulağa pek hoş gelmiyor…”

Evrim hakkındaki ilk kitabıyla tanışmasını, bir kilometre taşı olarak gösteriyor;

“Her şey yerli yerine oturdu. Öylesine serseme çeviren basitlikte bir kavramdı ki, fakat, doğal yollardan, yaşamın tüm sonsuz ve baş döndürücü karmaşıklığını ortaya çıkartıyordu. İçimde ortaya çıkardığı huşu, insanların dini deneyimler hakkında konuşurken bahsettiği huşunun, açıkçası, onunla kıyasla aptalca gözükmesini sağladı. Anlamanın getirdiği huşuyu, cehaletin getirdiği huşuya her daim  tercih ederdim.”

Douglas Adams’ın dünyayı algılayışını tam olarak açıklayacak muazzam iki alıntı;

“Dünyayı gördüğümüz bakış açısında bazı acayiplikler var. Bir yer çekimi kuyusunun dibinde, nükleer bir ateş topundan 145 milyon kilometre ötede gazla kaplı bir gezegenin yüzeyinde yaşadığımız ve bunun normal olduğunu düşündüğümüz gerçeği, bakış açımızın ne kadar çarpık olduğunun açık bir göstergesidir, fakat entelektüel tarih boyunca yanlış anlamalarımızın bir kısmını yavaşça düzeltmek için sayısız şey yapmışızdır.”

“(…) bir göletin bir sabah uyandığını ve şöyle düşündüğünü hayal edin; ‘Kendimi bulduğum bu ilginç dünya, kendimi içinde bulduğum bu ilginç çukur bana çok güzel uyuyor değil mi? Aslında bana şok edici bir şekilde iyi uyuyor. Beni içinde bulundurmak için yapılmış olmalı!’ Bu o kadar güçlü bir düşünce ki, güneş gökte yükselip hava ısındıkça ve gölet yavaş yavaş küçüldükçe, her şeyin düzeleceği şeklindeki kanıya hala histerik olarak tutunur, çünkü bu dünya onu içinde bulundurmak üzere tasarlanmıştır, onu içinde bulundurmak için inşa edilmiştir; bu yüzden yok olduğu an ona oldukça şaşırtıcı gelir. Sanıyorum bu bizim tetikte olmamız gereken bir şey olabilir.”

Yakın arkadaşı Richard Dawkins ile yaptığı bir röportajda, “Bilimin hangi yönü senin kanını kaynatıyor?” sorusuna verdiği cevap;

“Dünya bütünüyle aşırı karmaşıklık ve zenginlik ve acayiplik taşıyan bir şey ve bu kesinlikle müthiş. Yani böylesi bir karmaşıklığın sadece böylesi bir basitlikten değil, aynı zamanda muhtemelen mutlak bir hiçlikten doğabileceği fikri, olabilecek en şahane, olağandışı fikir. Ve bir kez bunun nasıl olmuş olabileceğine dair bir çeşit sezgi yakaladığınızda; bu sadece harika. Ve… böylesi bir evrende hayatınızın 70 veya 80 yılını harcama fırsatı, benim anlayışıma göre, iyi geçirilmiş bir zamandır.”

Maalesef 2001’de vefat eden Douglas Adams’ın şu an 61.doğum gününü kutluyoruz. Yine Dawkins’in kendisi hakkındaki yazdığı, üstteki alıntıya devam ederek giden methiyenin son kısmı ile bitirelim;

“Son cümlenin tabii ki şu anda bizim için trajik bir tadı var. Sahip olduğu çekicilik, espri duygusu ve katışıksız zekâsı, yaşam süresini en iyi şekilde değerlendirme kapasitesi kadar büyük olan bir adamı tanımış olmak bizim için bir ayrıcalıktı. Ve varlığıyla dünyayı daha iyi bir yer haline getiren biri varsa, o Douglas’tı. Bize 70 veya 80 yılın tamamını verseydi iyi olurdu, ama, Tanrı biliyor, 49’dan da paramızın karşılığını aldık.”

—-

Dipnotlar:

[1]Tabii ki Douglas Adams’ı Doctor Who veya şu an bilmediğim başka sebeplerle sevebilirsiniz, ama kısa sürede hakim olduğum kadarını bu şekilde yazayım, gerisi size kalmış.[↩]
[2]Şarkının tamamı için; http://www.youtube.com/watch?v=7rOMGIbY-9s [↩]
[3]”Yol yapıyoruz binanızın üstünden geçecek” ifadesinin bilim kurgucası.[↩]
[4]Kitabın açılış sahnesinde, Dünya’nın bir hiperuzay ekspresi inşaatı için yıkıldığı sahneye dayalı olarak, eskiden böyle bir problemi vardı deniyor.[↩]


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: